Dertli Sözler

İçimize de atamıyoruz, orası da doldu!

Her tercihin üzerinde, tercih edilmeyenin laneti var.

Ruh dünyamda kavimler göçü var, bu aralar.

Işıklar arasında kararmış, tek lamba gibi hissediyorum.

Vücudumun %70’i su falan değil; bildiğin sıkıntı.

Derdini anlatmadan anladığım kişiler, şimdi derdim oldu.

Yorgun bir kalbim, bıkkın bir ruhum var. İster misin?

Sorun şu ki; İnsanlar artık bir kalbe sahip olduklarını unuttular.

O hep iyi olsun diye sen hep dua edersin, o hiç bilmez!

Yanıma yaklaşma dertle doluyum, sen de uzaktan sev gitsin beni

Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil, İnsanların sahteliği!

Karar veremediğin için suçlamak kaderi, şartları, onu, bunu, şunu.

Aklımda öyle biri var ki, ne idare edebiliyorum ne de iade.

Boşuna mutlu olmaya çalışmayın, çalıştığınız yerden sormuyorlar!

Her derdi içinize atarsanız, sonunda ayağa kalkamazsınız!

Zaten yorgunum beni daha fazla yoran hiçbir şeye tahammülüm yok!

Kaybetmekten korktukların, zaten hiç senin olmamışlardır.

Mekân her zaman bulunur da, huzur veren insan her zaman bulunmaz.

Hala hayattan bir umudum varsa, senin gülüşün sayesinde.

Eski insanlar birbirine ilaçtı. Günümüz insanları ise devasız birer dert.

Aklın kadar konuş desem, görüntüden başka bir şey değilsin.

Kalbini hak etmeyen birine verdiğin müddetçe acı çekmeye mahkûmsun

Bir kaç tane şarkı, insanı çoğu kişiden daha iyi anlayabiliyor.

Gülüşün hala aklımdayken, dilimin unuttum demesi çok saçma olmaz mı?

Herkes derdini anlatıp gidiyor. Kimse derdin var mı diye sormuyor.

Ah, omzumdaki yaralar bir deniz kuşu gelse öpse de, kanada dönüştürüverse.

Nasıl da soğuyor. Sanki sırtında bir hırkaydım da, çıkarıp kenara attın.

Sorsan ikimiz de mavi idik. Ama birimiz deniz, birimiz gökyüzü. Anlatabildim mi?

Sevilmek istiyorsan önce insan ol. Ha bu arada insanlık bedava rahat ol.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri? Yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

Kalp kırılganlığı bir süre sonra geçer de, incinen gurur bir türlü iyileşemez.

Başarıya giden her yol mubahtır sözüyle başladı, belki de tüm kötülükler, vefasızlıklar!

Artık sadece aklımın köşelerinde varsın, oraları da ziyareti yakında keserim.

Bazen her şeyi bırakıp sokaklarda kendimi şaraba vurmayı düşünmüyor da, değilim tabi.

Ey hayat! O kadar yorgunum ki, susup da ağlayasım, ölüp de dinlenesim var.

Özlediğini belli etsen bir dert belli etmesen başka bir dert… O yüzden en güzeli özlemeyin.

Bir insanı yalanlarla kazanmak yerine, doğrularla kaybetmeyi tercih ederim.

Bir tane daha ‘memnun oldu mu’ ziyan edecek lüksüm yok, o yüzden tanışmıyorum kimseyle.

Umarım sabah tüm şehir bembeyaz olur, başka türlü bitmeyecek bu sıkıntılar.

Kimsenin derdine derman falan olamam. Daha kendi dertlerime, pansuman bile yapamazken.

Sonbaharda düşen yapraklar gibi bizde düşüşteyiz. Soğuk beyaz bir kışa doğru…

Derdini anlatmadan anladığınız kişiler, şimdi sizin derdiniz oldu. Güle güle kafayı yiyin, afiyet olsun.

Dertli insanların ihtiyacı köşeye sıkıştırılmak değil, hislerine kulak verilmesidir.

Bir masal daha böylelikle bitti ve yine hayat oyuncularını seçti başrolde sen ve ben, konu ise ayrılık.

Hayatımın içinden aşk kavramını kökten çıkar, mükemmele yakın bir hayatım var.

Hiç umudumu kesmedim hayattan. Bugün böyle dertli olsam bile. Yarın ne haldeyim. Bilirim hepsi Allah’tan.

Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir