İsmet Özel Sözleri

Ünlü sözleri kategorisinde yer alan ve her zaman bu sözlerin manevi olarak çok iyi olduklarını belirtmek isteriz.Sitemiz ünlü sözleri olarak birçok ünlünün güzel sözlerini paylaşıyor ve sizlere en iyi yoldan sunuyor.Şimdi ise İsmet Özel mesajlarını sizlere paylaşıyoruz.
Susmanın suça iştirak olduğunu bilecek kadar aklım başımda.

Ankara’yı bombalayabilmek için Recep Tayyip Erdoğan’dan bir Saddam üretmek gerekiyordu.

Herkes kabul olan duasının bedelini ömrüyle öder.

Yılanın başı mutlaka, her şart ve ahvalde ezilmeli. Yılan yaşama hakkını bizi sokmamış olmasından almamalıdır.

Amerikalılar girdikleri savaşlarda ölmez. Onlar bir şekilde ya zayiata uğrar veya telef olur.

Partizan’ın, Amentü’nün, Savaş Bitti’nin önüne ve ilerisine geçebildim diyen varsa alnını karışlarım.

Kendini bilen insan yardımın insanlardan gelmeyeceğini de bilir.

Şiir yüzümüze çarpan bir övgü veya sövgüdür.

Sanat, bilhassa şiir hoşumuza giden bir şey değildir, boşumuza gelen bir şeydir.

Öyle ya, evlerimizin içi boş olmasaydı nerede otururduk? S[ev]ginin evi olduğunu akıldan çıkarmamak lazım.

Beşerî olan bir hayret, bir niçin sorusu; insanî olan bir onay, bir çünküdür.

Ucunda ölüm olmayan şeyi ciddiye almak zorunda değiliz.

Değerli olan eylemdir, ama eylemin hangi değerde olduğunu ve giderek değerli olup olmadığını öğreten şiirdir.

Şiirin yeri ve işlerliği insanların yaptıklarının muhteva kazanışındandır.

Şiir için özgürlük istemek beyhudedir; istenilecek olan özgürlük için şiirdir.

Şiirin özgürlüğe ihtiyacı yoktur ve fakat özgürlüğün şiire ihtiyacı vardır.

Şiire muhtaç olmak, olabilmek bir başarıdır.

Şiir başkaldıranların, baskıya, zorbalığa karşı koyanların sesidir. Haksızlığa uğrayanların haykırışıdır şiir.

Şiir dil aracılığıyla dilin anlatım olanaklarının aşılmasıdır.

Şiirde kelimeden vazgeçilmez ama şiir kelime sanatı değildir.

İnsan mısralarda, şiirlerde hiç kimsenin elinden  alamayacağı bir “yurt” bulur. Böyle bir yurdu olmasından güven duyar.

İnsan kendi doğrularını dış dünyanın somutluğu içinde bulursa şiire yüz vermez.

Her kim şiir önemlidir, büyüktür derse, aslında ben önemliyim, ben büyüğüm diyordur.

Birey olarak da, tür olarak da insan kendi önemini ileri sürmek gereğini duyduğu zaman şiire sarılmıştır.

Şiir insanın büyüdüğü ortamda büyüklüğü anlaşılan ve büyüklüğü kabul edilen bir şeydir.

Her sağlıklı ve dolaysız bildirişim şiirin doğmasını gerektiren pürüzleri ortadan kaldırır.

Kelimeler insanın iç dünyasındaki bütün tınıların başlatıcısıdır.

Sınırları aşmak da aşmamak da insanın elindedir.

Şiiri tanımak ve sevmek başlıbaşına bir iştir.

Şiirden yoksun bir edebiyat ortamının kofluğunu hiçbir dâhiyane açıklama gideremez.

Görünürdeki dost ihtimali azaldığında veya tamamen kaybolduğunda, görülemeyen, henüz görünmemiş dosta ihtiyacın şiddeti yükseliyor.

Şiirin hayatımızda bir yeri varsa o yer affedilme ümidimizin beslendiği yerdir.

Cenneti özlüyoruz. Mü’min için dünya hayatı hasret hayatıdır.

Tarifini dünya hayatından çıkarmadığımız, istesek de çıkaramadığımız o yalnızlık cennette yok.

Yalnızlık illetini doğuran dünyevî hedeflerdir.

Bizi cennetine çağıran Allah bize dünya cennetlerinin butlanını bildirerek yalnızlığımızın izalesine imkân veriyor.

Cennet özlemi “utopia” değil. Bir avuntu, bir teselli de değil.

Türk topraklarında Türk olmakla, Türk olmuş olmakla “Allahsız, Kitapsız” Turancılık idealini terk ediyoruz.

Modernlik, Medeniyet, Kapitalizm insanlar arasındaki itibarını cennet özlemine menfi bir anlam yükleyerek kazandı.

Aklımızı Allah’ın bizim için neyi seçtiğine yormadığımız zaman felâketi hak ettiğimiz âyan olacaktır.

Kur’an ve sünnet yaratılmamız sebebiyle işimize neyin yaradığını tefrik imkânı sağlar bize.

Cenneti özlüyoruz. Ben özlüyorum, kalbimdekine hiç kimse yarsımasa da.

Yüküme bürünerek, sırtımın -diye düşündüm- nasibiymiş bir küfe yumurta.

Geçen her gecenin leyle-i kadr, karşılaştığım her kişinin hızır olmadığını anladığımda kırılıyorum; düş kırıklığına dönüşüyorum.

Çocuklarının kursağına ne girdiğine aldırmayan kimselerden istikrah ettim.

Herkes alışkın döl yatağı borsalarla ağulanmış bir dünyaya.

Kâfirler Türkiye’deki dangalakları salataya, çorbaya sıkılmış limon olarak kullanıyor.

Çok şükür ki benim bütün işim Allah’ladır. Ve yine binlerce şükür ki benim bütün işim Allah’a kalmıştır.

Bari bundan böyle hiçbir helal mahalle çıkmadığını acı çekerek gördüğümüz sokağa bir daha sapmayalım.

Yeni Türkiye’nin İstiklâl Harbi’ne rağmen İslâm’ı müzelik şekle çevirme manevrasının bir mahsulü olduğu bilinmelidir.

Yeni Türkiye diye bir ibareyi telâffuz etmenin suç olduğu iddiasını ileri sürüyorum.

Ben dünyaya doğru yürümekle meşhurum.

“Ne derler acaba” diye kahrolası bir put vardır.

Fareleri küheylan, balkabağını fayton yapacaklar; ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.

Şiirin Türk tarihine vâkıf olursak insanlığın meşru hayatını müdafaadan doğacak felâhı temine matuf yolu bulmuş olacağız.

Hiç kimse, adına tarih denilen şey her ne ise ona ana hatlar izafe ederek onu tafsilâtından arındırma gücüne erişemez.

Ne kadar insanın özünün tarihinden ibaret olduğunu söylesek de, şiire müracaat etmeksizin o özü temellük etmek o kadar imkânsızdır.

Ne kadar insanın özünün tarihinden ibaret olduğunu söylesek de, şiire müracaat etmeksizin o özü temellük etmek o kadar imkânsızdır.

Diyorum, hepimizin bir gizli adı olsa gerek; Belki çocuk ve ihtiyar, belki kadın ve erkek.

Zevklerin bayağılığı düşüncenin asaletini zedeler.İnsanca bir etkinlik olarak davranışlarımızın anlamı üzerinde bir açıklığa varmak zorundayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir