Peyami Safa Sözleri

Ünlü sözleri kategorisinde bulunan güzel sözler arasına bugün de Peyami Safa Sözlerini eklemiş bulunmaktayız.Bu sözleri okumak,araştırmak insana manevi bir huzur vermektedir.Hergün bir ünlü kategorisinde güzel sözler paylaşıyor ve sizlere sunuyoruz.Daha fazla ünlü mesajları için sitemizde araştırma yapabilirsiniz.

Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uzuyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar.

Keşke futbol oynasaymışım; belki de bacağımı Nüzhet’in aşkı kadar yormazdı.

Güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeğe, gizlemeye çalışıyoruz; hatta kefen bile cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi?

Batıda hükumet sansürü yerine seviye sansürü vardır. Bu seviyenin olmadığı memleketlerde kanun düşünceyi hudutlandırır. Düşünce hürriyeti isteyenler daha evvel düşünce seviyesinin yükselmesine hizmet etmelidirler.

Bilgi kültürün hammaddesidir. Lâzımdır, fakat kâfi değildir. Bilginin kültür haline gelebilmesi için, zekânın endüstrisinde mamul madde, yani fikir haline gelebilmesi gerekir.

Zamanımızda, maddeci bir dünya görüşüne karşı açılan büyük fikir savaşı zaferle neticeleninceye kadar parayı tahtından hiç kimse indiremez. Bu, banka ile mabet arasındaki gizli yarışın sonuna bağlı bir problemdir. Ucu Allah’ a varan manevî değerlerin üstün güzelliğini insanlara kabul ettirdiğimiz gün, para sadece asgarî bir refah vasıtası halinde kalacaktır.

Kadir gecesi bir değerlendiriş gecesi, bir karar gecesi ve bir hüküm gecesidir.

Benim ki bütün âmalim sendedir,ey avâlimin vahdaniyeti,ey vahdaniyetlerin sultanı,beni bensiz bırak,sensiz bırakma.

Şair,ruhu filozof,ifadesi şiir adamdır.Bu şiir felsefeden bahsetmeğe mezun olmaksızın onun varlığı ve topluluğu kavrayış örgüsünü taşır.
Şair zekasıyla değil ruhuyla düşünür.Zeka onu tekniğe kavuşturan vasıtadır.

Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğimiz için hiçbir şeyden yüzde yüz felaketten korkmuyordum. Bunun ikisi de imkansızdır.

Bir roman ya yazılır, ya yaşanır. Ben sana hemen tutkun olduğumu hissettim, fakat yazmak için değil, yaşamak için! Ben sana kollarımı uzatıyorum ve sen, bana ellerini, dudaklarını uzatacağın yerde, yazmak için mürekkepli kalemimimi uzatıyorsun.

Her aşık ve her şair ebediyen şüphe edecektir,çünkü zeka için inanmak ölümdür.

Konağı yıktık. Fakat onun sağlam kalmış malzemesinden yeni bir binada nasıl faydalanacağımızı bilmediğimiz için, onun yerine bir apartman çıkamadık. Osmanlı kültürünün harabeleri önünde, şaşkın, birbirimize bakıyoruz. İçinde boğulduğumuz kültür buhranının sebebi budur. İnkılabın çaçaron ve demagoglara değil, yüksek mimarlarına ihtiyacımız vardır.

En basit adamın hayatı bile, başka bir adam için namütenahi, karışık, içinden çıkılmaz bir esrar yığınıdır.

Aşıklara haber vermek isterim.Kalbin bütün meseleleri yalnız kalbde halledilir.Çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.Ümitsiz bir aşkın panzehiri nefrettir.

Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uzuyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar.’

En çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya bizi mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız.

Bir insanın her fenalığa muktedir olabileceği yerde cemiyet iflâs etmiştir.

İstikbale hükmetmeğe kalkmıyalım. Yarın madem ki doğmamıştır, yoktur. Hiç üzerinde bütün tahminlerimizin kıymeti de hiçtir.

Belki bütün sevgililer birer bahanedirler, dedi, ruhumuzun çalkalanmasına bahane. İçinde ne varsa onu dışarıya doğru savururlar.

Yobazların hepsi birbirine benzer: Düşünmez öfkelenir,konuşmaz;haykırır,  delil aramaz; protesto yağdırır.

Aptallar bütün hayatları boyunca akıllı kişilerle gezseler bile gerçekleri öğrenemezler. Hiç, kaşık çorbanın lezzetini alabilir mi?

Doğu ile Batı arasındaki mücadele, bir insanın kendi nefsiyle mücadelesine benzer. Bunların sentezi, insanın var olmak için muhtaç oldugu vahdetin ifadesidir. İnsan, bütünlüğünü ve tamlığını ancak bu sentezde bulabilir.

Bir yazı bizde ancak kendi malımız olan fikirler doğurmak şartıyla faydalıdır.Yazıyla okuyucunun zekası arasındaki çiftleşmeden hiçbir fikir doğmazsa,o mütalaa tamamiyle akimdir.Faydadan ziyade zarar verir,çünkü beynin yükünü çoğaltır.

Fikirlerinin adiliğini bir ibarenin alaca renklerinde ve sun’î karanlığında gizlenmek isteyenleri muhtaç oldukları bu hileden mahrum etmek kolay değildir.

Aşkta haysiyet veya zillet aramayalım. Her ihtiras gibi, aşk da insanı en büyük irtifadan en derin uçuruma atar. Bu yükseliş ve alçalıştaki başdönmesinin adı aşktır.

Hakikati seviniz, o da sizi sever. Hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgar dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: “Buradayım!” der.

Memlekette herkes fazileti saadetin zıttı sandığı için ya namuslu kalmaya karar vererek bir köşeye çekilip oturuyor, miskin faidesiz, çekingen yaşıyor; yahut namussuzluğu kabul ederek bir taraftan halka faideli olmaya çalışıyor, öte yandan çalıp çırpıyor. Yani hizmetle denaati telif ediyor. Birçok faal hükümet adamlarının ahlaksızlığı bundandır.

Gerçek münevverin davası ne dine, ne de sadece hudutları ve mahiyeti tayin edilmek lazımgelen inkılaplara karşıdır. Gerçek münevverin davası yobaza, yobazın her çeşidine karşı, bilgi ve düşünce kıtlığını kinin ve ihtirasın iştial maddeleriyle doldurmaya çalışan tefekkür vahşetine karşıdır.

Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler.

Dünyanın bütün tavanlarına lanet olsun. Arka üstü yatmaktan usandım.

Bütün büyük kadın meseleleri, bizi içine almak için, mukavemetimizin en az olduğu günleri beklerler. O anlarda ruhumuzun topuzları gevşeyen kapıları en hafif rüzgârla açılır ve içeriye, bir gün her şeyimiz olmaya namzet kadın giriverir.

Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Kimi adam da vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır fakat yaptığı iş dört tuğlayı üstüste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tenbel görünür velakin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velakin yaptığı iş sudandır.

Ümitsiz bir aşkın panzehiri nefrettir.

Belki de canımızı sıkacak birşey olmadığı için canımız sıkılıyor.

Her sıkıntı bir isyan hazırlığıdır. Ruhta başlayan bu hazırlık vücudun hastalanması şeklinde organik bir isyana çevrilir.

Yaşlanarak Değil Yaşayarak Tecrübe Kazanılır Zaman İnsanları Değil Armutları olgunlaştırır.

Bir Milleti Yok Etmek isterseniz askeri istilaya lüzum yoktur. Tarihini unutturmak ,dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini ahlakını yozlaştırmak kâfidir.

Ben’in Allah’ta yok olmaya koşması azizleri, insanlıkta yok olmaya koşması dahileri, millette yok olmaya koşması kahramanları yaratmıştır.

Mide kainatın merkezidir; beyinden ziyade o düşünüyor ve bizi idare ediyor.

Kıskançlık,ifrata varmazsa faydalıdır,yaşama hevesimizi çoğaltır ve rakiplerimiz dostlarımızdan fazla işe yararlar.Onları iyi seçmek lazımdır.Ben zeki bir düşmanı,ahmak bir dosta tercih ederim.

Bekârları çoğalan cemiyet, gizli bir anarşi geçiriyordur. Ya büyük bir inkılâba, ya inhitata gidecektir.

Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hâdise olur ki ince teferuatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz, böyle korkunç işaretlerle bizi muammanın derinliklerine atar ve boğar.

Başkalarının karısına kız kardeş gözüyle, başkasının servetine bir yığın toprak gözüyle ve bütün yaratıklara kendi canını taşıyorlarmış gibi bakan kimse gerçekten akıllı bir kişidir.

Aşk aleyhinde bin şey söylenir, fakat insanlar gene sevmeye devam ederler.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir