Espirili Sözler 2017

Dişlerin tıpkı yıldızlar gibi sarı ve birbirinden o derece uzak… Arada onları fırçalasan…

>> 2016 yıldızına göre; Para: Yıldızın gülümsüyor… Sağlık: Yıldızın gülümsüyor… İş: Yıldızın gülümsüyor… Sevgi: Yıldızın gülmekten ölüyor.

>> Fazla düşünme, bakma öyle bön bön… Mesaj geldi işte, okusana kardeşim… Sana bir de nasihat vereyim bari; ne kadar az düşünürsen hayatta o kadar başarılı olursun.

>> Sana sarılmayı o kadar çok seviyorum ki… Çünkü o sırada yüzüne bakmam gerekmiyor.

>> Sen likör gibi tatlı, tekila gibi çarpıcı, viski gibi asil, konyak gibi sıcak, şampanya gibi özel, şarap gibi tutkulu, malibu gibi egzotik, kokteyl gibi muhteşemsin.

>> Bir köpek ile bir erkek arasında ne fark vardır. Köpek sadece halıyı kirletip mahveder, erkek ise tüm yaşamını mahveder.

>> Şu araba benim olsun, 5 milyar borcum olsun. Satınca öderim.

>> Ey boydan yana fukara kalmış insan, bir gün ölüp toprak olacaksın… Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın ve hala aynı kalacaksın.

>> Elleriyle beyaz vücudumu ellediler, dudaklarıyla emdiler, ateşiyle yaktılar, bilmem ne istediler benim gibi sigaradan.

>> Bu güzellik, bu zekâ, bu akıl, hele şu anlam dolu gözlerin büyüsü, Allah bütün güzellikleri bir yerde toplamış. Neyse kendimden çok bahsettim eee senden ne haber.

>> Niye öyle aptal aptal bakıyorsun, benim ben, cep telefonun… Çantanda durmak boğucu ve karanlıktı, beni çıkardığın için teşekkür ederim.

>> Aşk bitki isimleriyle başlar, hayvan isimleriyle biter.

>> Sürünün sürünün annenizde sürünsün babanızda, ömür boyu sürünün arko kremleri.

>> Tanrıdan bir çiçek istedim, o bana bir bahçe verdi… Tanrıdan bir ağaç istedim, o bana bir orman verdi… Tanrıdan bir geyik istedim senin numaranı verdi.

>> Ağaca çıkıpta aşağıya bir türlü inemeyen fil ne yapar, bir yaprağın üzerine oturup sonbaharın gelmesini bekler… Sonbaharda yapraklar döküldüğünde o da aşağıya inmiş olur.

>> Temelin evi yanmış odaları düz.

>> Adamın biri varmış ikinci dönem kurtarmış.

>> Başkalarının seni ezmesine izin verme; ehliyet al, sen onları ez.

>> Yavru maymun annesine sorar: Anne biz neden çirkiniz… Annesi cevap verir: Haline şükret sen şu mesajı okuyanı bir görsen.

>> Bir gün adamın biri eve geç kalmış ve karşıdan gelen birisine saat kaç demiş ve der demez bizimkinin saati kaçmış.

>> 1 dakika içinde telefonunuz bozulacaktır… Anlayışınız için teşekkür ederiz.

>> Biliyor musun, az önce ne olduğunu çok iyi biliyorum ben.. Ne mi oldu, telefonuna bu mesaj geldi.

>> Güneş batınca söndü sanma, yağmur yağmazsa kurudu sanma, aramayınca unuttu sanma; güneş olur doğarım, yağmur olur yağarım, sen kontör yolla ben seni ararım.

>> Eğer bir kızın profil fotoğrafları belden yukarı ise kısa boylu, omuzdan yukarı ise şişman, sadece gözleri görünüyorsa kaçın!

>> Facebook’ta görsen manken gibiler, sokakta görsen sümüklü gibiler.

>> Bizde yanlışlık olmaz, eğer bi yanlışlık olduysa, bilki o yanlışlık yanlışlıkla olmuştur.

>> Küçükken babamın çekmecelere sakladığı o küçük balonları şişirip oynardım. Onların aslında balon olmadıklarını öğrenmek bu yaşıma nasipmiş.

>> Sınavlara hazırlanan oğlum, dershaneden döndüğü bir gün bana: “anne, bugün teneffüste fizik öğretmenimiz bana adımı sordu” dedi. Ben sanki bu sorunun birkaç cevabı varmış gibi şöyle sordum: sen ne dedin?

>> Haber bültenlerini sunan spikerlerin haberleri ezberlerinden sunduğunu sanıyordum. Daha salakçası olabilir mi?

>> Eminönünde uyanık ve girişimci bir amcanın büfesi var. Raflarda duran sandviçlere popüler kültürden isimler koymuş. Sandviçlerin üstünde “Acı Memati”, “Soslu Polat”, “Kızarmış Abdulhey” yazıyor.

>> Kızılderililere derileri kırmızıya çaldığı için kızılderili dendiğini 25 yaşında öğrendim. Daha önce ben bu adamlara Kızıldelili diyordum.

>> İnan seni sevecektim ama hayvanlara haksızlık olur diye vazgeçtim.

>> Yaşıtların evlendi sen ne zaman evleniyorsun diye soran teyzelere, yaşıtların öldü sen ne zaman ölüyorsun diyor muyuz?

>> Nescafe bile üçü bir arada ben hala yanlızım.

>> Acıların dermanı ağlamak olsaydı Eczacılar soğan satardı.

>> Aşk bir penceredir, aralarsan havanı alırsın. boşlarsan boğulup kalırsın.

>> Ajda Pekkan “Bizim zamanımızda insanlar birbirine karşı daha anlayışlıydı” demiş. Haklı valla. Osmanlı’nın hoşgörüsünü bilmeyen yok.

>> Gece korktuğumda yorganı üstüme iyice çekerim. Çünkü katil gelecek: “olamaz üzerinde yorgan var hiçbir şey yapamam” deyip gidecek.

>> Misafirin çocuğu “Abi bilgisayar çalışıyor mu” dedi. Yok, “Ev hanımı” dedim. O günden beri çocuktan haber alınamıyor.

>> Markete gidip “bana bi çakmak lazım” dedim, adam arkaya geç geliyorum dedi. Bekliyorum şu an, çakmağı bulamadı sanırım.

>> Soğuk içiniz” sana ne lan. Parasını sen mi verdin? İstersem kaynatır içerim. İstersem ılık içerim. İstersem içmem. Al içmiyorum.

>> Eskiden çarpışınca kitaplar düşerdi. Şimdi iphone’lar samsung’lar düşecek, aşk falan da olmaz. O kadar para vermişim direkt kafa atarım.

>> Almanca: wiedersehen İngilizce: see you Türkçe: tamam canım kendine iyi bak öpüyorum oldu hadi hoşçakal tamam hadi görüşürüz tamam hadi oldu.

>> Hemşire “kan değeriniz düşük” deyince utanıp başım önde odadan çıktım. Fakirlik damarlarıma işlemiş resmen! Kanımda bile değer yok. Hiçbir kafede, lokantada, tek kişilik masa yok. Toplum bile yüzümüze vuruyor yalnızlığımızı, yazıklar olsun.

>> Telefonumun şarjı %1 olduğunda prize koşarken kendimi hastayı acile yetiştirmeye çalışan hemşire gibi hissediyorum.

>> Finallerde; önce soruya bakarım soru mu diye. Sonra sorana bakarım adam mı diye. En son da büt tarihlerine bakarım yakın mı diye…

>> Takı takma törenlerinde kimin  ne taktığını aklında tutan teyzelerdeki hafıza gücü hiçbir elektronik cihazda yok.

>> Meteorolojiden açıklama: Evden çıkarken yanınıza şemsiye, güneş gözlüğü, yağmurluk, güneş kremi, kışlık kaban, mayo alın.

>> Biz Anadolu’ya göç ederken; Çinliler falan bizim arkamızdan ” gerçekten gittiler mi lan ” diye baktıkları için gözleri kısıldı.

>> Şarjım %100 olunca kendimi süper kahraman gibi hissediyorum, tren altında kalacak küçük bir çocuğu kurtarabilirmişim gibime geliyor.

>> Londra’da uluorta yiyip içenlere oruç tutmuyorsunuz, bari tutana saygınız olsun, ayıp be dedim. Sen de yiyorsun dediler. Ben seferiyim dedim.

>> Ben tam bir şey düşünüp dilek tutmak istiyorum; ama tam o ara hayat karsıma çıkıp ”al; bu üçün biri sen bunu tut ” diyor ya la.

>> Parayla Saadet olur, Merve olur, Hale olur, Jale olur. Parasız en fazla Naciye ne biliyim Hayriye falan olur.

>> Aynı hatayı iki kez yapmam ben… En az 5–6 kez yaparım ki iyice emin olayım… Sağlamcı bir yapım var benim.

>> Sen de küçükken çekirdekleri ağzında biriktirip hepsini birden yediysen eğer, gel otur biraz da Jetgillerden konuşalım.

>> İnsan 7’sinde neyse 17’sinde klarnet, 27’sinde flüt, 37’sinde saksafon falandır herhalde ne bileyim.

>> Dilenciden para çalayım dedim, tekerlekli sandalyedeki adamı ayaklandırdım çok mübarek bir insanım.

>> Annelere göre su bardakları 3’e ayrılır: günlük su bardakları, misafirlere özel su bardakları, dokunulmazlığı olan vitrindeki su bardakları.

>> Yapılan araştırmalara göre; kadınların çoğu 30 yaşına kadar trip 30 yaşından sonra ise terlik atıyor.

>> Hayat felsefem; bir şeyler yolunda gitmiyorsa, yolu suçla.

>> Evde tartıştıktan sonra ceketini alıp giden hep erkek olur. Çünkü kadın hangi ceketini alacağına karar veremez.

>> Zamanla geçen tek şey belediye otobüsü.

>> Hanımlar! Spor yapmadan ve istediğiniz her şeyi yiyerek zayıflamak ister misiniz? İstersiniz tabi. Fakat öyle olmuyor işte.

>> Arap kanalında maç izliyorum spiker ne derse babaannem âmin diyor.

>> Yanında olmayanı istemek, seni sevmeyeni sevmek, bırakıp gideni özlemek… Ters psikoloji bu kadar sıkı bir disiplinle çalışmak zorunda mı?

>> İnsanı 2 şey ayakta tutar, biri sağ ayak, biri sol ayak. Gerisi hikayeee…

>> Psikoloğa gidip sorunlarım var dedim “Hangimizin sorunu yok ki, hepsi geçer” dedi gönderdi. Şimdi daha iyiyim. Profesyonel destek şart…

>> Normal şartlarda iyi biriyim de, şartlar her zaman normal değil.

>> Bakkalda bir kuruş eksiğim çıktı cebimdeki sakızı uzattım, afalladı. Gün intikam günüdür bakkal amca!

>> ‘Aklıma gelişini seveyim’ demek istiyorum da gitmiyorsun ki.

>> Sevdiğini serbest bırak. Dönerse senindir, dönmezse ebenindir, zıplıyorsa delidir, çömeldiyse sakın dokunma.

>> Ben kimseyi kırmadım, kendileri  çatlaktı zaten…

>> Fırıncı sıcak diye ekmeği eliyle zıplata zıplata getirince utanmıyor musun “milletin ekmeğiyle oynamaya” deyip kaçtım…

>> Son gülen sen olacaksın, çünkü geç anlıyorsun.

>> Aldığımız çeyrek altını kutusunda rahat ettirebilmek için altına sünger koyan bir milletiz.

>> Kafam rahat etsin diyorsanız, altına yastık koyun.

>> Kız olmuş 110 kilo, hala facede, twitterda eski sevgilisine laf sokma çabasında. Neymiş, intikam soğuk yenen bir yemekmiş. Bir o kaldı yemediğin, ye onu da ye…

>> Gittiği için arkasından üzüleceğim tek şey, internet.

>> Birbirini tanımayan iki insanın asansörle çıkarken takındığı ciddiyeti, ne bayrak töreninde, ne bir toplantıda ne de cenazede bulamadım hacı.

>> +Alo, Mehmet beyi bağlar mısınız? -Neden, ısırıyor mu?

>> Allah’ım! Kendim için hiçbir şey istemiyorum. Yalnızca anneme paralı ve güzel bir gelin kısmet et.

>> -Çıkma teklifin hala geçerli mi? +Evet. -O zaman tekrar hayır…

>> Eli kaşınır para gelecek, ayağı kaşınır yola gideceğim, kulağı kaşınır biri beni anıyor… Abi kirlisin işte ya bir git yıkan alla alla…

>> Artist değilim ama muhteşem olmak kanımda var.

>> Aslında her şeye verecek bir cevabım var ama olay anında değil gece yatarken aklıma geliyor…

>> Geçenlerde bir taksi çevirdim, hala dönüyor.

>> Ben seni sevdim diye sen de beni sevmek zorunda değilsin tabi. Ama en azından bir arkadaşını ayarlayabilirdin. Çok kalpsizsin.

>> Tuzu uzatırmısın. -Tuuuuuuuz. -Allah belanı versin kalk git sofradan.

>> Arkadaşa “zengin olursan beni tanır mısın” dedim, tanımam dedi. İşte gerçek dost, dürüst, samimi… Mesela ben de onu tanımam. Kankam benim…

>> Çekici olan kızlara sesleniyorum, lütfen o çekici bırakın artık.

>> Annem : Ben sana kıyafetlerini katla demedim mi! Ben : Demedin Annem : Demem mi lazım?

>> Sen gelirken biz çifte dikiş gidiyorduk aslanım.

>> Yer sofrası kurulduğunda ” ay ben bağdaş kuramam” diyen hatunların hepsi yoga da Van Damme gibi bacak açıyor.

>> Muhabbetine doyamadığınız birileri olsun hayatınızda, benim gibi.

>> Konuşup konuşup muhabbetin sonu geldikten sonra, ”Amaaan boş ver dedikodu yapmış olmayalım” diyen kadın, Türk kadınıdır…

>> Suskunluğum asaletimden değil, üşendiğimden.

>> Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler hemen eksik var mı diye sayarım. Zaman kötü abi, yerde bulsan sayacaksın.

>> Aslında iyi biriyim ama sürekliliği yok.

>> Fırıncı bak sana sıcacık ekmek veriyorum dedi. Abi nasılsa eve gidince annem bayatları yedirecek dedim. Sarıldık ağlaştık.

>> O kadar güldüm ki, anlamlı-guzelsozler.com bahçeye diktiler.

>> Hap yazma yutamam, şuruptan midem bulanır, iğneden de korkarım. Diyen ergene “muska mı yazayım?” Diyen doktora saygılar.

>> Bazı şeyler paradan daha önemlidir. Mesela; altın.

>> Her şey zamanla geçer diyenin ağzına ıslak odunla vurasım, sonra da “zamanla geçer” diyesim var.

>> Erkek: gitme. Kız: neden? Erkek: daha yeni 10.000 sms yaptım.

>> Bence kardeşler bakkala göndermek ve çeşitli ayak işlerinde kullanmak için var. Ara sıra dövüp stress atma olayı zaten bambaşka güzel.

>> Sensiz bir dakika, 60 saniye gibi geliyor aşkım…

>> Hayvanat bahçesinde; İngilizler: Aman tanrım ne kadar tatlılar. Türkler: Ahmet bak aynı sen laaa…

>> Bol keseden atmış, dar keseden eşek.

>> Sütten ağzı yanan, sütün soğumasını bekler. Olayı büyütmeye gerek yok, yoğurtla da hiçbir alakası yok.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir